17 Mart 2008 Pazartesi
BURAKÇIĞIMA YELEK
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 14:55 1 yorum
Etiketler: BURAK İÇİN ÖRDÜKLERİM
13 Mart 2008 Perşembe
BABAM MISIR PATLATMIŞ
Kış gecelerinin vazgeçilmezlerinden biri; patlamış mısır.
Kış bitmek üzereyken bunu da değerlendirelim dedik.
Tabi bu konuda bizim evin uzmanı BABA KUŞ oluyor.
O patlattı, ANNE KUŞ ve YAVRU KUŞ yedi.
.............
Yavru kuş pek yedi denemez, daha çok oynadı diyelim.
1-2 dakika dokunmasına/dağıtmasına göz yumabildik ama sonrasında dayanamayıp aldık elinden.
.............
Ben asıl şu pirinç patlaklarını merak ediyorum, hani Piko'da, Kbar'da filan var ya. Acaba nasıl yapıyorlar?
............
BU AKŞAM YAĞMUR VAR İSTANBUL'DA....
Okuldan dönerken çok feci ıslandım.
Şemsiyesiz ve montsuz yakalandım. HAPŞUU::::::)
12 Mart 2008 Çarşamba
BİR DOĞUM GÜNÜ
İkisi en son bir araya geldiklerinde daha küçüklerdi. İnşallah yakın zamanda yine biraraya gelirler. Bu sefer daha çok şey paylaşacaklardır. Beraber yürüme, beraber koşuşturma, beraber konuşma, beraber etrafı keşfetme.....
Ahmet Emin'e nice güzel seneler, mutlu huzurlu, sağlıklı, bol kazançlı, bereketli bir ömür diliyoruz. O güzel yanaklarından öpüyoruz.
(Burak'ın doğum günü bir ay önceydi.Doğum dünü resimlerinden fırsat bulunca bir derleme yapıcam inşallah.)
8 Mart 2008 Cumartesi
Örgü De Öğrendim


Akıllı yün ile ördüm. Akıllıymış şekli deseni kendisi veriyor, siz sadece dümdüz örüyorsunuz. Sonuç böyle bişey oluyor. Bence iyi.. Burak için biraz büyük oldu ama kısmetse artık seneye giyer Yavru Kuşum.. Nasıl ördüm? 5 numara şiş ile 75 ilmekle başladım.2-3cm bir ters bir düz ile lastik yaptım. Kol altına kadar dümdüz ördüm. Koltukaltına gelince bir ilmek kese kese beş altı sıra öyle ördüm.Giderken kesip dönerken düz ördüm. Bir de hemen ilk ilmekten değil beş ilmek içerden kestim. (Bunu teyzem söylemişti daha güzel oluyor diye, aklımda kalmış) Sonra yaka için tam ortadan iki ilmek bitirdim.Şişin birini örmeden takılı tuttum. 3.şiş ile önce yakanın bir tarafını ördüm, sonra aynı şekilde diğer tarafını ördüm. Arka tarafını da aynı ilmek sayısı ile örüp yaka kısmını omuzları kesmeden önce iki üç sıra önceden bitirdim. Kolları 42 ilmekten başlayıp bir ters bir düz ile lastik yaparak başladım. 2-3 cm lastikten sonra hep düz ördüm. Omuzlara yani kazağa birleşecek olan kısma gelince kenarlardan kesmeye başladım. oval bir şekil aldı. Nasıl oldu bu şekil tam ben de anlamadım ama keserken kalan 5-6 ilmeği aynı sırada en son bitirince üçgen olmaktan kurtardım. Sonra ördüğüm parçaları diktim. En son yakayı bir ters ve düz lastik ile ördüm. Omuzun bir tarafına ilik yapmıştım sahi, başı kolay girsin diye onu da unutmıyayım.
...................
Aman ne tarif vermişim ama anla anlayabilirsen tarifi. Neyse acemiyiz.Öğrenicez inşallah. Bundan önce hamileyken bir yelek örmüştüm Burak'a. Bir ara onu da koyarım.
..............
Yün örgüye Derya Baykal sayesinde merak saldım. Doğum iznindeyken izleme fırsatı bulabiliyordum. Çok ilginç şeyler yapıyorlar. Aynı zamanda çok güzel öğretiyorlar. Neyi nasıl öreceğini. Modeli detaylı anlatıyorlar. Değişik şeyleri gördükçe insanın öresi geliyor. Ama hakikaten terapi gibi. İnsan herşeyi unutuyor örerken. Tığ işinden sanki biraz daha güzel gibi geldi.
...............
Çalışmalarım devam edecek ama ne zaman bilemem. Tatilde belki...
SEVGİYLE
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 07:24 7 yorum
Etiketler: BURAK İÇİN ÖRDÜKLERİM
3 Mart 2008 Pazartesi
Cumartesiler Pazarlar Olmasa
Yine bir Cumartesi gezisi.. Hava güzel, anne evde, Burak var.. Bize de helva yapmak düşer. Yaptık ta.
LC Waikiki ile başladık,Nişantaşı albiminiye, cadde üstünde görülen çocuk/bebe mağazalarına .. E ne aldık derseniz? Pek bişey değil. Çünkü bendeniz yine bişeycikleri beğenemedim. Birde yazla kış arası olunca yeni ürünlerimiz geliyor diyen satış elemanlarına takıldım. Gezmekten tozmaktan ufak tefekten başka birşey yok yani bize kalan. Ama güzel bir hava aldık.
Burak arabasından inip yollarda yürüdü. 29 Şubat 2008 Cuma
İLKADIM ÇÖREĞİ
Belki bazı yörelere özel ilkadım çörekleri vardır ama bizim bildiğimiz böyle oluyor.
İçine altın konuluyormuş ama biz kendi mali durumumuza göre para koyduk.Altınımız olsa çöreğin içine koymayız kesin:)
Ayrıca bebeğin ayakları bağlanıp çekiliyormuş mu neymiş ama hiiç bilmiyorum. Sözde bu bebeğin düşmesini mi ne engelliyomuş.Muş muş ta muş muş..
Biz böyle bişey de yapmadık tabi. Çörekleri yaptık bir güzel yedik,ayak mayak bağlamadık.. Bence çok manasız hiiç gerek yok.

Burakçım 11 Ocak 2008'de ilk adımlarını atmaya başladı. Tabi bu bir iki adımda sınırlı kalıyordu. Derken çalışmalar hızlandı vee Yavru Kuşum yürümeye başladı. Can parçası...
Yavrucuğumun bu kadar büyüdüğüne inanamıyorum. Sanki daha dün hamileydim, doğumunu bekliyordum. Şimdi yürüyor ve ben oğlumun yaptıklarına inanamayacak kadar şaşkınım. Hayat çok hızlı ilerliyor.26 Şubat 2008 Salı
MELEK ANNELERE
Doğacak bebek doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür :
_ Allahım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.
_ Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek.
_ Allahım onların dilini bilmiyorum.
_ Onlarla nasıl anlaşacağım, nasıl iletişim kuracağım?
_ Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecektir.
_ Allahım duyduğum kadarıyla dünyada çok kötülükler varmış. Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.
_ Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme.
_ Allahım sana tekrar nasıl döneceğim?
_ Senin için yarattığım melek, bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler ve çocuğu Allahın huzurundan götürürlerken bebek tekrar sorar ;
_ Allahım benim için yarattığın meleğin adı ne? *
_ Adının önemi yok ama, sen ona ; ANNE diyeceksin..
.... bu yazıyı ilk okuduğumda anne değildim. Çok beğenmiştim. Anne olduktan sonra tekrar okuma fırsatı buldum. Paylaşmak istedim. Zaten okumuştur çoğu kimse ama benden de bir tekrar olsun.





