Dün çok ilginç birgündü.
Nasıl mı?
Herşey yolundaydı. Sabah sınıfa erken geldim.
Masa örtülerini serdim. Hepsini bitiremedim.
Tören için aşağıya inmem gerekiyordu.Elimdeki poşeti taşımıyayım diye masanın üzerine bıraktım.
İçimden bişey olur mu diye düşünürken andımız için hazırlıkların başladığını duydum. Aceleyle indim.
Hemen snıfa nöbetçi öğrencileri gönderdim.
Andımız bitince sınıfa çıktık.
Poşet karışık görünüyordu bir baktım ki: İçinde eşimin dün fuardan aldığı hatıra para yok....
Ay birden başım döndü.
İnanamadım poşeti boşalttım ama yok yok yok.
Nöbetçilere sordum "Biz görmedik" dediler.
Karşı sınıfın nöbetçileri "İki sabahçı öğrenci önce bizim sınıfa sonra sizin sınıfa girdi" dediler.
Kim olduklarını anlamaya çalıştım net isim söyleyemediler.
O arada ders var, bişey yapamıyorum.
Tam öğrencilerle konuşurken müfettiş geldi.
Moral sıfırdı bende.
.......
Hayat devam ediyor, ders devam ediyor, üstelik teftiş devam ediyor..
...............
Teftiş nasıldı?
*İyiydi: Çiçeklerim çok rahattılar.
*Kötüydü: Çok basit sorularda takılıp kaldılar
*Eğlenceliydi: Müfettişimiz çok heyecanlı bir ders işledi.
*Kapsamlıydı: Her dersten ve her konudan sorular vardı.
*Bütüne Yönelikti: Benim olmadığım zamanlarla ilgili olayları da kapsayan sorular sorulunca boşlukta kaldım.
........
ÇİÇEKLERİM NASILDI?
Bence iyi.Hele Tayfun sınırlarını zorladı. Çok aktifti.
İlk derste biraz gergindiler sonrakilerde biraz daha rahatladılar.
Bazı soruları bildikleri halde bocaladılar.
Hele "Cumhuriyet ne zaman ilan edildi?" sorusunda bocalayınca çok üzüldüm.
Müfettişimiz(Maksut Bey) benim ağzımdan konuşup "Ben size bunu öğretmiştim aslında, üstelik kaç kere üstünde durdum" deyince gülmeye başladım. Tam da demek istediklerim bunlardı.
Hem de nasıl çok üstünde durduğum bir konu..
Cümle tamamlama da iyiydiler.
Zaten desin büyük bir çoğunluğu cümle tamamlamayla geçti.
Noktalama işaretleri vardı.(Yukarıda resimdeki cümleleri yazdırdı)
Konuşurken cümlelerin sonuna gelecek olan işaretleri hep doğru söylediler, ancak iş yazmaya gelince takılmışlar. Teftiş sonrası kontrol ettim.Ama tekrarları arttırarak pekiştireceğiz bunu da.
.........
Hayat Bilgisinde de oldukça iyiydiler.
Konuları hatırlıyorlar ve doğru cevaplar verdiler.Zaten Maksut Bey çok güzel yönlendirerek hatırlatmalar yaptı.
........
Matematik te iyiydi.Alakasız bir iki hata oldu.
Ama dikkatleri biraz dağıldı belki ondan yoksa bilebilecekleri şeylerdi kesinlikle.
........
Beden, resim, müzik konularını bile sordu. Tabi çiçeklerim yine çok iyiydiler. .......
Müzikten parçaları notalarıyla seslandirerek bulmalarını istedi. Süperdiler. Hepsini buldular.
.......
Kulüplerle ilgili bile sorular sordu.
Nasıl seçildiniz?
Başkan ve başkan yardımcısı kim?gibi sorular...
Kütüphane Kulübü ile ilgili bir karışıklık oldu.Kulüp öğrencileri ben yokken seçilmiş ve bir ceza sonucu görev kulüp öğrencilerinden alınarak başka öğrencilere devredilmişti.Fatura bana kesildi sanırım ama neyse...
Zaten durumun ne kadarı bana ait, ne kadarı değil kestirmek çok zor.
Gerçi müfettişimiz çok ustaydı,gerçekten.En uygun sıfat bu olur sanırım: USTA.
........
Yaşadığım en ilginç teftişti.
Sınıfı baştan aşağı elekten geçirdi müfettişimiz.
Bu kadar zamanda bu kadarını beklemiyordum.
Dediğim gibi USTALIK bu...
Bana "Benim öğretmenliğimi beğenmediniz siz" deyince çok şaşırdım.
Ne münasebet..Ne haddime yılların öğretmenini,müfettişini ben nasıl beğenmem.
Aksine çok güzeldi bence, neden öyle söylediğini pek anlamlandıramadım.
Belki yüzüm biraz asıktı sabahki olaydan dolayı ondan olabilir.
Halbuki müfettişimizle çok çok eğlendik.
Sormak istediğim soruları bile sordum.
Velilerle ilgili konuştuk. Kendi hayatından bile örnekler verdi.
Birçok konu da hemfikir olduğumuzu gördüm.
En çok ta müfettişimizin İNSANA DEĞER VEREN biri olduğunu gördüm.
Bu beni çok sevindirdi.
Öyle bir hava yaşattı ki sınıfta sanki
O bizi değilde biz Onu denetliyormuş gibi oldu. Ayy hayran oldum.
Teknik taktik yöntem süper.Hayatta bunu başarmak çok zor gibi geliyor.
Belki yıllar bize de bu özelliği bahşeder.
Ben Yasemin olarak bu olgunluğa adayım... Çok çok çok isterim
..............
Ne kadar güzel birşey yaa: Müfettişle sınıfta, derste eğlendik diyebiliyorum. Eskiden olsa böyle söylenebilir miydi? Hiç sanmıyorum.Çok şanslıyız.
..........
Ayrıca Maksut Bey tarafından ŞİŞLİ İLÇESİ en genç bayan öğretmeni seçilmiştim, iki yıl önce seminer döneminde.
EEE yaşlandık artık tabi.
Aradan çok şey geçti, çok şey değişti.
ANNE oldum mesela...
..........
Keşke sabahki olay olmasaydı hala çok üzgünüm...
O benim için çok değerliydi.
Mali değeri şekli şemali hiç bişey...
Üzerindeki yazı: AŞK KAİNATIN YARADILIŞ SEBEBİDİR...
ooofff OF.
........

23 Mart 2008 Pazar
SON EYÜP GEZİMİZ
21 Mart 2008 Cuma
UYKUDAN UYANMIŞ GÖZLERİ MAHMUR
Yavru Kuşum uykudan uyanınca çok tatlı oluyor yaa.
Dayanamıyorum, kendime hakim olamıyorum, yiyip yiyip bitiresim geliyor Burak'ı.
Hem uyandığında pek mutlu oluyor.
Çoğunlukla gülerek uyanıyor. Tabi uyku bölünmediyse..
Öyle olunca nasıl hoşuma gidiyor anlatamam.
Oyunlar konuşmalar.
Bir fik fiklik hali oluyor üzerinde.
Kendince birşeyler mıdırdanıyor.
Konuşuyor anlatıyor.
Zihni olarak ta öğrenmeye açık oluyor.
Hemen anlıyor söyleneni.
Yapılan bir harekete hemen tepki veriyor.
Gözler canlı canlı bakıyor.
(Araştırmalara göre büyüme hormonu en çok uyurken salgılanıyormuş... Boşuna uyusun da büyüsün denmiyormuş yani)
19 Mart 2008 Çarşamba
Acaba babam ne almış?
Hadiii açalım şunu yaa........
Oğlumun doğum gününü kutlamıştık.
Kendimizce..
Ailece..
Dünyamın güneşi,
can parçam,
miniğim,
tatlım,
balım,
kuzum, kuzucuğum,
doymadığım, doyamadığım yavrum,
Yavru Kuşum,
küçücüğüm,
dünya varlığım,
oğlum, oğlum, oğluşum....
İyiki doğdun, iyiki varsın.
Gözümün nuru, başımın tacı, gönlümün ilacı, ruhumun güneşisin...
İlkgöz ağrımsın.
Herşeyin en güzeli senin olsun yavrum.
Yaşadığın hergün bir öncekinden güzel olsun.
Ömrün sağlıkla, sıhhatle, huzurla, imanla dolu olsun.
Paran bereketli, kazancın helal olsun.
Dünya üzerinde herşey sana,sen Rabbine hizmet edesin.
Gönlüne giren tüm sevgiler gerçek olsun, hayırlı olsun.
Hayatın, varlığın dünyaya, insanlığa hayır getirsin.
Herşeyin en güzeli senin olsun YAVRUM.
Doğum günün kutlu olsun.
ANNEN...
(Çok gecikmeli oldu yazımız ama olsun........)
Gönderen YASEMİN zaman: 16:03 0 y
17 Mart 2008 Pazartesi
BURAKÇIĞIMA YELEK
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 14:55 1 yorum
Etiketler: BURAK İÇİN ÖRDÜKLERİM
13 Mart 2008 Perşembe
BABAM MISIR PATLATMIŞ
Kış gecelerinin vazgeçilmezlerinden biri; patlamış mısır.
Kış bitmek üzereyken bunu da değerlendirelim dedik.
Tabi bu konuda bizim evin uzmanı BABA KUŞ oluyor.
O patlattı, ANNE KUŞ ve YAVRU KUŞ yedi.
.............
Yavru kuş pek yedi denemez, daha çok oynadı diyelim.
1-2 dakika dokunmasına/dağıtmasına göz yumabildik ama sonrasında dayanamayıp aldık elinden.
.............
Ben asıl şu pirinç patlaklarını merak ediyorum, hani Piko'da, Kbar'da filan var ya. Acaba nasıl yapıyorlar?
............
BU AKŞAM YAĞMUR VAR İSTANBUL'DA....
Okuldan dönerken çok feci ıslandım.
Şemsiyesiz ve montsuz yakalandım. HAPŞUU::::::)
12 Mart 2008 Çarşamba
BİR DOĞUM GÜNÜ
İkisi en son bir araya geldiklerinde daha küçüklerdi. İnşallah yakın zamanda yine biraraya gelirler. Bu sefer daha çok şey paylaşacaklardır. Beraber yürüme, beraber koşuşturma, beraber konuşma, beraber etrafı keşfetme.....
Ahmet Emin'e nice güzel seneler, mutlu huzurlu, sağlıklı, bol kazançlı, bereketli bir ömür diliyoruz. O güzel yanaklarından öpüyoruz.
(Burak'ın doğum günü bir ay önceydi.Doğum dünü resimlerinden fırsat bulunca bir derleme yapıcam inşallah.)
8 Mart 2008 Cumartesi
Örgü De Öğrendim
Akıllı yün ile ördüm. Akıllıymış şekli deseni kendisi veriyor, siz sadece dümdüz örüyorsunuz. Sonuç böyle bişey oluyor. Bence iyi.. Burak için biraz büyük oldu ama kısmetse artık seneye giyer Yavru Kuşum.. Nasıl ördüm? 5 numara şiş ile 75 ilmekle başladım.2-3cm bir ters bir düz ile lastik yaptım. Kol altına kadar dümdüz ördüm. Koltukaltına gelince bir ilmek kese kese beş altı sıra öyle ördüm.Giderken kesip dönerken düz ördüm. Bir de hemen ilk ilmekten değil beş ilmek içerden kestim. (Bunu teyzem söylemişti daha güzel oluyor diye, aklımda kalmış) Sonra yaka için tam ortadan iki ilmek bitirdim.Şişin birini örmeden takılı tuttum. 3.şiş ile önce yakanın bir tarafını ördüm, sonra aynı şekilde diğer tarafını ördüm. Arka tarafını da aynı ilmek sayısı ile örüp yaka kısmını omuzları kesmeden önce iki üç sıra önceden bitirdim. Kolları 42 ilmekten başlayıp bir ters bir düz ile lastik yaparak başladım. 2-3 cm lastikten sonra hep düz ördüm. Omuzlara yani kazağa birleşecek olan kısma gelince kenarlardan kesmeye başladım. oval bir şekil aldı. Nasıl oldu bu şekil tam ben de anlamadım ama keserken kalan 5-6 ilmeği aynı sırada en son bitirince üçgen olmaktan kurtardım. Sonra ördüğüm parçaları diktim. En son yakayı bir ters ve düz lastik ile ördüm. Omuzun bir tarafına ilik yapmıştım sahi, başı kolay girsin diye onu da unutmıyayım.
...................
Aman ne tarif vermişim ama anla anlayabilirsen tarifi. Neyse acemiyiz.Öğrenicez inşallah. Bundan önce hamileyken bir yelek örmüştüm Burak'a. Bir ara onu da koyarım.
..............
Yün örgüye Derya Baykal sayesinde merak saldım. Doğum iznindeyken izleme fırsatı bulabiliyordum. Çok ilginç şeyler yapıyorlar. Aynı zamanda çok güzel öğretiyorlar. Neyi nasıl öreceğini. Modeli detaylı anlatıyorlar. Değişik şeyleri gördükçe insanın öresi geliyor. Ama hakikaten terapi gibi. İnsan herşeyi unutuyor örerken. Tığ işinden sanki biraz daha güzel gibi geldi.
...............
Çalışmalarım devam edecek ama ne zaman bilemem. Tatilde belki...
SEVGİYLE
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 07:24 7 yorum
Etiketler: BURAK İÇİN ÖRDÜKLERİM
3 Mart 2008 Pazartesi
Cumartesiler Pazarlar Olmasa


