Köyde arabamla tur atıyordum ki oda ne!! Pembe kıyafetleri olan bir bebek ( sanırım ''karşı cins'' dedikleri böyle bişey)
23 Mayıs 2008 Cuma
KÖY BEBESİ(1) VE ARKADAŞI ZEYNEP DENİZ
19 Mayıs 2008 Pazartesi
EDİRNE'NİN ARDINDA BAĞLAR
Köyümüze gittik birkaç günlüğüne.
Gezdik tozduk.
Eğlendik, dinlendik.
Heryer yemyeşildi. Zamanı çok iyi ayarlamışız.Çünkü çok çabuk sararıyor.
Köyümüzde Tema vakfının diktiği fidanlık alan da var.
Bendeniz de bir şubat tatilinde öğrenciyken bu fidanların dikiminde bulunmuştum.
Şimdi o fidanların büyüdüğünü de görmek nasiboldu. İnşallah meyvelerinden yemekte nasibolur.
Ancak o da küresel ısınmadan payını almış, suyu kurumuş.
Damla damla akıyor.
............
Yıllar önce çocukken rahmetli babacım bizi çeşmenin başına götürüp çeşmenin suyunun çıktığı yeri göstermişti.
"Eğer birgün ben ölürsem, çeşmenin suyu kurursa, çeşmenin anası(yani suyun çıktığı yer) burası. Açıp bakarsınız. Onarırsınız" demişti.....
Babacığımı andık rahmetle.
Tabi isteğini yerine getiremedik zamansızlıktan. Kardeşim açmış bir kere onarmış. Zamanımız olunca yine el atıcaz inşallah.

Burası da Tema Vakfının ağaçlandırdığı alandaki kulübe.
Çok şirin bulduk görüntüsünü. Ben fotoğrafları telefonla çektiğimden pek net değil, aslında çok daha canlı renkler.
.............
Burak'ın gezi fotoğraflarını en kısa zamanda ekliycem inşallah.
Görüşmek üzere....
SEVGİYLE
3 Mayıs 2008 Cumartesi
UTANIRIM AMA ANNİİİ
_Yine güzel bir cumartesi en sevdiğim günlerden biri.
Annemin elinde fotograf makinası benden modellik yapmamı istiyor.
Şimdi göreceğiniz fotograflar benim 3 yıl sonraki halim gibi gözükebilir ama aldanmayın ben daha 14 aylığım..
_Biraz utanıyorum.
_ Böyle nasıııl??
_ Ohh biraz rahatladım.
_Hadi annii dışarı çıkalım parka çok geç kaldık.
Daha sonra söz yine modellik yapıcam sana.
Üstelik kostüm bile değiştirebilirim, şu parka bir gidelim.
Anlaştık mıııı?
27 Nisan 2008 Pazar
NASILIM?
-Nasılım?
Nasılım, sorusuna cevap alamayan Burak, kendi kendini incelemeye karar verir.Sağına soluna, boyuna posuna dikkatle bakar, kararını verir.
Fena değilim yahu derken birden, annesinin sevgi saldırılarıyla karşı karşıya kalır.

-Anneee, lütfeeen kaçacak yer kalmadı anne.
Anne, yavrusunun aşkıyla dolu, bir ısırık almak için Burak'ın etrafında dönmektedir.
Onun mis gibi kokusunu içine çektikçe, yavrusuna olan sevdası gitgide artmakta, dayanılmaz olmaktadır.
Hele o boncuk gözleriyle bakıp "ANNİİİ" deyen Burak annesini daha da koyu bir sevdanın içine itmektedir.
Geçen zamana sokaktan gelen aşk şarkıları ve baharın mis gibi kokusu da eklenince AŞIK MAŞUKa kavuşamamanın korkusunu yüreğinin en derinlerinde buruk bir acı gibi sızı sızı hissetmektedir.
Yavru kuşun(MAŞUKUN) ilk gülücüğünü ve tatlı bir bakışını gören ANNE KUŞ(AŞIK) o büyük anın, mucizenin vaktinin geldiğini anlar.
VEEEE....
İşte olmuştur, beklediği, özlediği, hayalini kurduğu minicik, tatlıcık, ballıcık sevgilisi kollarındadır.
Onu bağrına basarak sımsıkı sarar, mis kokusunu doya doya içine çeker.
MAŞUKun "ANNİİİ" deyişi ile AŞIKın "YAVVVRUUUUM" nidaları birbirine karışır.
Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine, darısı tüm sevenlere....
.................................................SON............................................
18 Nisan 2008 Cuma
ANNE BEN HAZIRIM, YA SEN?
_ Herşeyi almak zorunda mıyız anne?
Bak ben hazırım, hadi nolur çabucak çıkalım, gezelim.
...............
Herşey herkes hazırmış gibi görünse de tam çıkış anında şunu da almadık, bu da lazım derken bir bakıyorum bizden çok eşya olmuş heryer.
Ama almasan da olmuyor.
Acıkırsa, susarsa, üşürse...
Bütün bunları değerlendirmek gerekiyor.
Yanımızda enaz 2-3 bez oluyor.
Yedek kıyafet(ya kusarsa, kirlenirse...)
Hava sıcak olsa da ince bile olsa battaniye.
Tabi yiyecek(muhallebi,kraker, süt.)
Ve su.
Islak mendil, peçete.
Oyuncak.
....
Bütün bunlara ilaver bile oluyor çoğunlukla.
....
Hazırım derken birşey geliyor aklıma.
Dön Yasemin dön.
Burak ta şaşkın ve telaşlı bir şekilde peşimde koşuşturuyor.
O kadar çok sezinliyorki benim ruh halimi; en ufak bir panik halim, sesimin tonu, herşeyimden etkileniyor.
Anne olmadan önce söylenseydi sanırım bu kadar anlamazdım.
Ben mutluysam ve huzurluysam bakıyorum O da gayet huzurlu.
Eğer biraz bile olsa stresliysem hemen bir mızırdanma hali başlıyor.
.....
Misafir beklerken özellikle hazırlık yaparken biraz da herzamanki ilgiyi bulamamanın tesiri ile kucağa gelmek istemeler, gereksiz ağlamalar oluyor.
......
Yanına oturup sakinleştiriyorum, oyunlarına eşlik ediyorum.
Kendi kendine oyunla meşgul oluncaya kadar bırakmıyorum böyle durumlarda.
Ama epey vaktimi alıyor.
Tam işler sıkışmış, pastalar hazırlanıyor, ben o esnada Burakla oyun oynuyorum.
.....
Bazen çok gülüyorum halime.
Bir tarafta pudingler, yufkalar serili, bir tarafta legolar, arabalar... Burak ve ben, hamurlu ellerimle.
Misafirler hamurda olsa yiyecek kömür de olsa.
Evin bebeği de kralı da Burak, isterse, izin verirse tamam, O istemezse yok.
13 Nisan 2008 Pazar
YAVRU KUŞUMA YUVA
Analar tahtını yaparmış bahtını değil, derler ya.
Böyle düşününce içim darlanıyor.
Yavruma nasıl bir gelecek bırakabileceğim/bırakabileceğiz?
..............
Herşey bir yana onun gelişiminde ne kadar etkili olabileceğiz?
..............
Dünyada ne olaylar neler oluyor?
Acaba ne günlere kalacağız?
.............
Herşey gitgide bir olumsuzluğa sürükleniyor.
.............
Az önce haberleri izledim, içim daha bir karardı.
Gerçekten küresel facialar var.
Rabbim sonumuzu hayır etsin.
6 Nisan 2008 Pazar
BİZE TONGUÇ GELDİ
Cumartesimizi şenlendirenler... Tonguç... Tonguçun annesi ve Zuhal Teyzemiz...
Oğlumun kardeşi Tonguç. Diğer tüm bebeklerden çok daha farklı seviyoruz Ahmet Emin ve Tonguç'u.
Hamilelik dönemlerimizi beraber yaşayıp bebeklerimizi beraber bekledik belki bunun da etisi vardır.
...........
Zuhal teyzemizi zaten çok çok seviyoruz.
Çok özel bir insan.
Hani nasıl anlatsam:
Öyle bir olgunluğu, edebi var ki.
Olaylara yaklaşımını ve tavrını çok seviyorum.
İnsanların kalp güzelliği yüzüne vurur sözünün bir gerçeği.
Gerçi kalbinin güzelliği yüzünün güzelliğinden kat kat daha güzel bence.
İnşallah bahtı da huyu gibi yüzü gibi güzel olur.SP_A1004b.jpg)





