(not: foto gelecekteki ben!)
Allahım Allahım evde olmak ne kadar güzelmiş meğer.
"YAŞIYORUM AHESTE" demek ne harikaymış
Tatilimiz bitti döndük.
Güzel miydi tatil? Elbette.
Çabucak geçti.
Evde olmaktan kastım işe gitmemek.
Dahası okulların açılması düşüncesi, hatta yaklaşan her gün kıyametin yaklaştığını düşünürcesine korkutuyor beni.
Neyse evde olmanın güzeliklerinden bahsedeyim .
En başta aheste bir hayat. AYYYY bu çok güzel ya. Bir yerlere yetişme zorunluluğu olmaması müthiş birşey. Zaten bu fikren insanı dinlendiriyor.
İşlerden bile zevk alıyorum bazen.
Süpürgeyi okşayarak süpürmeye başlıycam nerdeyse:)
Yemekleri de klasik müzik eşliğinde pişiricem:)
Çarşı pazar alışveriş desen en ahestesinden.
Aldıklarımın neredeyse üretildikleri yerlerin tarihçelerini bile okuycam.
Hayatımdaki en hızlı şeyYAVRU KUŞ.
Onun pek yavaşlamaya niyeti yok, doğuştan böyle, ayarları böyle yapılmış.
Canımmmm.
Tatilde çok rahattı, serbest.
Bahçeye serbestçe çıkması, börtü böcek herşey ONUN içindi. Mutluydu, mutluydum.
Ufak tefek hızından kaynaklanan düşmeler yaşasa da "YOK YOOOK"diye annesini teselli etti durdu.
Aheste hayatın bir güzelliği daha benim için gündüz uykuları oldu. Ne dinlendirici birşeymiş meğer.
10 dk sı bile yetiyor.
Hergün olmasa da arada uyuyabildiğim günler sanki pilim yenilenmiş gibi dinleniyorum.
Neyse çokgeç oldu, uyku demişken uykum geldi.
Felsefi tatil anıları ve aheste ev hayatımızın ARKASI YARIN.
SEVGİYLE
11 Ağustos 2009 Salı
EVDE OLMAK SÜPER
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 14:24 4 yorum
Etiketler: ev maceraları, tatil dönüşü
2 Temmuz 2009 Perşembe
DENİZ,KUM,GÜNEŞ....... TATİL!!!!!!!!!!!!!!
Yarın Allah nasip ederse tatile gidiyoruz.
Deniz, kum, güneş tamam da içimiz buruk, ağlamaklı ağlamaklı gidiyoruz tatile.
Bir yarımızı burda bırakarak.
Baba kuşa hain patrondan izin yokmuş. Hain mi hain ötesi bişey bu patron.
Neyse bakalım etme ve de bulma dünyası, hatta keser döner sap döner patron bey, ve hatta şu çitleyen reklemındaki ERSİN gibi birgün karşına çıkıverirsek senin görüverirsin.
Ayyy aslında çoook yazacak şey var ama bende zaman yokkiiiiiiiiii.
Koşturmaca koşturmaca geçen günler.
Birkaç gün önce misafirimiz vardı, seminer döneminde. Onlarla İstanbul turu yaptık en miniğinden. Onlar gitti bendeniz ipini koparmışçasına turlara devam.
Herbirinin sebebi vardı tabi, arkadaş ziyareti, alışveriş falan filan.
Neyseki bu son gün evden hiç çıkmadım ama ancak toparlandım.
Sayılır zira valiz hala yarım.
Neyse her insan evladına hayırlı bir tatil diliyorum, insan evladı olmayan, özellikle hain olan patronlar bu tatilde hemencecik ettiklerini buluversinler işşallah. AMİN AMİN AMİN
( Neyse gene tevbe diyelim belki kalbi sonradan yumuşar:) :)
Tatil anılarımızın ve ruhumuzun dingin bedenimizin dingin haliyle yeni sezonda görüşmek ümidiyle.....
ÖPÜCÜKLER SİZİN İÇİN...............
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 10:17 6 yorum
Etiketler: Tatil, tatil planları
7 Haziran 2009 Pazar
MOTOR KEYFİ
4 Haziran 2009 Perşembe
KUZEN MELİSA
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 23:02 2 yorum
Etiketler: Kuzen Melisa
16 Mayıs 2009 Cumartesi
Burak'tan Son Havadisler
Bir de yeni bebelerimiz var, minik minikler.
Domates, maydanoz, sarımsak, soğan.... ektik te. Çok zevkli bir iş.
Çiçeklerimize arkadaş oldular.
Çimlenmeleri büyümeleri çok güzel.
Canım sıkılınca hemen onların yanında alıyorum soluğu.
Keşke küçük bir bahçemiz olsaydı.
Ağaçlarımız olsaydı......
Ne güzl olurdu ya.
.......................
Son havadisler şimdilik bu kadar yakın zamanda yeni haberlerle görüşmek üzere.
Merak edip soran arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 06:41 7 yorum
Etiketler: ZAMANSIZLIK
14 Nisan 2009 Salı
AALAMA ANNE AAALAMA:(
Geçen hafta Perşembe günüydü.
Eve geldim.
Olağan iş trafiğinin arasında perdeler, pazar... vardı.
Nedense garip bir neşe ile şarkı söyleyerek perdeleri astım.
Benim bir huyum da sevdiğim şarkı sözlerini sevdiğim kişilerin adlarını kullanarak değiştirmektir.
Malum YAVRU KUŞUMUN sevgisi şüphe götürmez.
Bir taraftan perdeleri asıyorum, bir taraftan pazara da gideceğimi düşünüp telaşlanıyorum hafiften ve bir taraftan da YAVRU KUŞUMA "Suzan suziiii... " türküsünü "BURAK BURKİİİİ" diye kendi bestem ve güftemle söylüyorum.
Herşey çok güzel "BURAK BURKİİİİ" nameleriyle YAVRU KUŞ ta ritm tutup eğleniyor filan.
Anlık bir ses değişimi oldu, hani eskiden kasetçalarlarda kaset sarınca tuhaf bir ses çıkardı onun gibi. Ardından pat çat güüüüm.
V ee ağlamaklı bir ses "Ayağııııım" diye bağırdı.
................
Amaneyn ne olduğunuda kestiremiyorum; ayağıma birşey oldu, ayağıma birşey oldu diye bağırıyorum, ağlıyorum.
Bir anda ayağımın alt kısmına baktım, bir miktar açılmış, kanıyor.
Daha da çok ağlamaya başladım.
Bu arada ritm tutan "BURAK BURKİİİİ" de ağlamaya başlamasın mı. Napıcamı şaşırdım.
Arada ağlamayı kesip yanıma geldi "AAALAMA ANNE AAALAMA" diye teselli etti beni.
Canım yavrum benim, YAVRU KUŞUM benim.
Bir süre birbirimizi teselli ettikten sonra baba kuşu aramak aklıma geldi. Telefonu almak için ayağımın üstüne basamıyorum.
Neyseki YAVRU KUŞUM, can yoldaşım annesine telefonu getirebildi.
Baba kuş eve gelince okuldan arkadaşımın babası sağlık memuru ona bir pansuman yaptırsak yeter diye düşündüm ben.
Gittik ama Emin ağbi:"Belli olmaz kırık olmasa bile yine de alçı gerekebilir hastaneye gitmek en iyisi" diye uyarınca soluğu hastanede aldık.
.............
Offf....
Acil çok feci biryermiş. Hani Allah düşürmesin eksik etmesin sözünün tam karşılığı.
İki saniye içinde bir sürü olayla karşılaştık.
Bir ara ben kendi acımı bile unuttum.
.......
Neyse film çekildi, kırık çıkık türü bişey yok.
Üzerine basmamam için uyarıldı ve ayağımın ön kısmında oluşan açıklık için her gün pansumun önerildi.
Ağrı kesici ilaçlar verildi.
İlk gece eve gelince ben sabahı edemem diye düşündüm ama belki de ağrı kesicilerin etkisiyle de çok rahat bir gece geçirdim.
Üzerine basmadıkça oldukça iyiyim ancak üzerine basınca canım hala yanıyor.
.............
Hafta sonuyla beraber beş gündür dinleniyorum, annem de geldi ohhhh ne güzel bir dönem diycem nerdeyse ama yarın okul var.
Hiç gitmek istemiyorum ya.
..............
İşin bir ilginç tarafı da o gün okulda öğrencilerime bana 1Nisan şakası yaptıkları için hastalıkla ilgili bir şaka girişiminde bulunmuştum.(pek inandıramasamda)
Akşamı gerçek oldu.
Arkadaşlardan birine de keşke biraz tatil olsa dinlenmeye çok ihtiyacım var diye dert yanmıştım.
Tüm bunların ardından tuhaf bir tesadüf müydü bilmiyorum ama beş gündür anne refakatiyle evdeyim.
.................
Ayrıca güzel olan bişey daha vardı, arayan arkadaşlarım, öğrencilerim, velilerim......
Ayyyyyyyy sevilmek ne güzel şey.
Sevmekten de güzel.........
.......
Hasılı geride güzel anıları olan bir kaza olmasını ve kalıcı tek izlerin bu anıları olmasını temenni ediyorum.
Ve yanımdaki CANYOLDAŞIM, YAVRU KUŞUM için Rabbime şükrediyorum.
Herkese kazasız belasız günler diliyorum.
Sevgiler
Gönderen YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) zaman: 04:51 21 yorum
Etiketler: ANNE, ANNEYE TESELLİ
6 Nisan 2009 Pazartesi
BURAK'TAN PAZAR LİSTESİ
_Annem pazardan ne aldık?
_Poooğtaka ağğdık. (portakal aldık)
_Başka ne aldık?
_ Bakkaş aaaama ağğdık.( Başka elma aldık.
_Buz aağğdık.(muz aldık)
_ Çiku ağğdık.( çikolata aldık. => Zaten onu almazsak olmaz)
_ Batades ağğdık.(Patates aldık.)
_ Limoo ağğma.( Limon alma.)


