Lilypie Kids Birthday tickers

25 Ağustos 2008 Pazartesi

TATİLDEN SEÇMELER

Tatilimizin bir bölümünü oluşturan deniz…

Denizi çok seven anne kuş bu yıl çok fazla (eski yıllara göre)denize giremedi maalesef. Malum yavru kuş var öncelikte. Yavru kuş çok sevdi denizi. Hem de çok.

Denize gözlerini açtığında uyku mahmuru idi. Bir süre şaşkın şaşkın baktı. Acaba burası nasıl bir yer, neler var diye uzuuun uzun inceledi. Anlamlandıramadı bir süre. Daha önce gittiği yerlere benzemiyordu, park dese park değil, alışveriş merkezi dese hiç değil, köy dese o da değil.İlk defa gelmiyordu denize ama o zaman bebecikti, şimdi bebeliğe terfi etmişti.
Bura nere diye düşünmeye devam ederken kumla tanıştı. Vaaav acayip bişey bu, biraz etrafa saçıp savurmalı düşünsesi hemen eyleme dönüştü. Anneden de dur yapma etme uyarıları gelmeyince tadına vara vara kumla oynadı bol bol.

Eh uykudan uyanan yavru kuşun teri kurumuş denize girme vakti gelmişti.Annesi korkar mı acaba diye düşünürken yavrusu çoktan suyun içindeydi ve çok mutlu görünüyordu. Elleriyle dokundu, ayaklarını çırptı. Biraz daha yürümek istedi, daha derinlere gitmeliydi. Hızlanmasıyla suya kapaklanması bir oldu. Denizin korkunç yüzüyle tanıştı, boğulma hissini tattı. Annesinin kucağında genizine kaçan tuzlu suyu öksürüp aksırarak temizlemeye çalıştı bir süre ama denemeler sonuç vermedi ve biraz ağlayıp anneden yardım istedi.

Bir taraftan da bu nasıl bir su Allahım diyordu içinden. Şimdiye kadar içtiklerine benzemiyordu hiç. Belki içtiği ilaçlara biraz benziyor olabilirdi bu kötü tat ama suya hiç benzemiyordu. Etrafı izlerken yaşadığı şaşkınlığı daha da arttı yavru kuşun. Zira boğazındaki tuzlu su hala onu zorlamakta idi.

Yavrum yavrum diye feryat etmenin eşiğinde olan ama rahat görünmeye çalışan acemi deniz annesinin beyninde birden bir ampul yanıverdi. Yavrucuğuna su içirmeliydi.Yavru kuş suyu içince rahatladı. Bir süre deniz kenarında kum oyunları oynandı sonra yine denize…




Yavru kuş yine heyecanlıydı tabi biraz daha temkinli. Annesinin eline sıkı sıkı sarılmıştı bu sefer. Annenin kucağında daha derinlere yüzdüler. Ayaklarıyla suya vurmaya başladı. Vurdukça sıçrayan su yavru kuşu daha da hırslandırıyordu. Bir ara yine cesaretlenip kendi başına derinlere gitmeyi düşünsede hatırına gelen ibret dolu tecrübeyle bu isteğinden vazgeçti.

Uzaklarda bir ters bir düz yüzen, bazen dibe dalıp kaybolan dayısını görüp gelecek yıllar için hayaller kurdu; nasılsa seneler çabuk geçiyordu, nasılsa o bu işi kıvıracak yeteneğe sahipti, daha 17 aylık minik bir bebe iken bu kadar tecrübe kazandıysa gelecek seneler kimbilir neler kazandıracaktı yavru yüzücüye.




Kumların arasında ayaklarına değen bir şeyi eline aldı ve “bak bak” diyerek annesine gösterdi bulduğu minicik deniz kabuğunu. Deniz kabuklarının sayısı çoğaldı. Yeni bir oyun başlamıştı…

Bir ara yine yorulup kum taneleri ile olan savaşı geldi aklına. Oyun oynamak için hazır nazır onu bekleyen kuzenine uzattı ellerini. Ve uzanan ellere verilen istekli karşılıkla birlikte kum oyunları başladı. Kıyıda kazılan küçük çukurdan su çıkınca petrol bulmuşçasına sevinildi. Sevinç çığlıkları atıldı yine. O küçük çukurda da eller ayaklar çırpıldı bir nevi havuz sefası yapıldı. Ama deniz gibi de olmuyordu.

Tekrar deniz tekrar kumlar bu döngünün arasında yavru kuş hayatının bir numarasını(meme) unutmuştu. Annesi bu duruma çok şaşırmıştı. Hatta denize gitmeden önce orda ne yapacağının hesabındaydı. Yavru kuş böyle yaparak anneciğine büyük bir kolaylık sağlamıştı. Süper yavru kuş….

Deniz suyunda yorulan yavrucak öyle güzel ve iştahlı yemek yediki, o halini izlemek tüm izleyenleri mest etti.


E bu arada kıyıda yanlarından gelip geçenlere selam verdi naralarıyla. Küçük çocukların ardına takılıp gitmeye yeltenecek kadar cesaretlenmiş ve sahili sahiplenmişti. Bir ara düdük çalıp derinlere yüzenleri uyarmaya bile başlamıştı. Bu çalışmaya anne tarafından el konuldu. Malum oraya kafa dinlemeye gelenleri rahatsız etmemek lazımdı. Tabi yavru kuş bu sessiz sahile kısa zamanda adapte olup annesinin de sözünü dinleyerek sessiz çalışmalar yapmaya koyuldu. Geçenlere el sallamaya ve işaretlerle anlaşmaya başladı. Bu yöntem de oldukça hoşuna gitti. Cevapsız kalmıyordu çünkü her defasında. Görmeyen olursa görene kadar ısrarla el sallamaya devam diyor ve amacına ulaşıyordu.
……………………TATİL MACERALARIMIZ DEVAM EDECEK.

SEVGİLER………….

15 Comments:

Adsız said...

This blog could be more exciting if you can create another topic that everyone can relate on.

Adsız said...

that's way too cool.

siyap said...

vaaay bu ne yakışıklılık!maşallah kuzuya...
tatiliniz çok güzel geçmiş anlaşılan,kocaman sevgileeer...

YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) said...

Teşekkür ederim Siyapçım.

Yaa ben bu damgalama işini yine beceremiyorum yahu.
Daha doğrusu damgalıyorum ama yükleyemiyorum.

Wordde yaptım olmadı powerpointte yaptım olmadı.
Nasıl yapıcam bilmiyorum.

Yardıma ihtiyacım var dahası. Neden olmuyor?

Kremali'nin annesi said...

Yasemincim, ne guzel bir tatil gecirmissiniz. Sadece denizle ilgili anlattiklarin bile gozlerimi ruhumu dinlendirmeye yetti. Artik siz ne kadar dinlenmissinizdir dusunemiyorum bile:)

Ama kendimden cok Kremalim adina imrendim. Keske imkanimiz olsaydi da ona boyle bir tatil yaptirabilseydik. Insaallah bir dahaki seneye mumkun olur...

Sevgiler,
Ayse Sule

Ayça said...

Yasemin döndünüz demek çok sevindim. Ne güzel bir tatil olmuş iyi etmişsiniz. Yakışıklı daha bir büyümüş maşallah Allah uzun ömürler versin.
görüşelim en kısa zamanda sevgiler

уαѕємin... said...

canımbenim ya ne güzel tatil olmuş

paşa da artist gibi maaşallahh

gözlüklerde yakıyo

Allahım nazarlardan korusun

Talha ile Eymen'in annesi said...

deniz kuşu gelmiş demek :D
maşaallah korkmadan salmış kendini serin sulara...
bizimkinin gözü açıldı baya korktu. son gün girdi bitek :D
devamını bekliyorum

ahmetselimveannesi said...

hosgeldınız tatilden :D

denizle tanısma macerası guzel gecmis masallah, bu ara da Burak da gozluguyle cok cool duruyor annesi :) Biz de Ahmetcigi denize sokmaya calıstık ama o kıyıda kalmayı tercih etti, eline ayagına gelen kumlara bile tahammul edemedi. Burak ne guzel tadını cıkarmıs masallah :D

Seneye yavru kusun yuzdugunu de goruruz insallah annesi
sevgiler
:D

gül said...

siz hangi sahile gittiniz tatlım Erikli'ye ne kadar benziyor yoksa sizin oraların sahili hep böyle güzel mi?
ne güzel sıkıntı çıkarmadan alışması Burak'ın hem denize hem de kuma maşallah

Kuaybe said...

Aman da aman, tatil kuşları yuvaya dönmüş :))

Şu sahil yakışıklısı pek bi mest etti beni.. Ne o öyle gözlükler falan.. Havamıza da dşyecek yok yani.. Bir model de bende var bunlardan, oradan biliyorum :))

Maşalllah..

Umarım seneye kadar o tuzlu su tecrübesini unutur.. Yoksa Yusufcuk gibi zorla sokarsınız suya ama ağlaya ağlaya burnunuzdan getirir..

RUMEYSA said...

ayy o deniz kabukları ne kadar güzel öyle bayıldım minik kuşun pozlarıda bi o kadar çekici güneş yaramışş :)

muko said...

oy oyyyyy bu ne yakışıklılık yahu maşallah sübhanallah..çok tatlı olmuşş çokrabbim nazarlardan korusun,muko teyzeside öpsün onu bir güzel:)

sevgiler canım..

annesininoglusu said...

siz de bizden geri kalmıyosunuz valla.küçük bey yakıyor ortalığı :))

YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) said...

AYŞE ŞULE,
İnşallah diyorum çocuklar için gerçekten çok çok iyi oluyor.

AYÇA,
Döndük şekerim en kısa zamanda görüşmek üzere.

YASEMİN,
Teşekkür ederiz canım.

EMİNE,
Devamı gelecek inşallah.

ZEYNEP,
Seneye daha iyi bir yüzücü olmasını biz de çok istiyoruz, bakalım nasip.


GÜL,
Erikli değil canım Enez sahili.


KUAYBE,
O kötü tecrübe unutuldu canım. Zaten onun üstüne daha güzel şeyler yaşandı. Seneye bişey kalmadı kötü anı olarak.


RUMEYSA,
Teşekkürler şekerim. Şeftali adam nasıl?

MUKO,
Sağolasın canım bilmukabele biz de senin yavruları öpüyoruz.

ANNESİNİN OĞLUŞU,
Teşekkür ederiz.